15

Ara 13

Ubuntu Bağış

Tux Bagis

En son yazımı 346 gün önce yazmışım ve penguenci’ye yazı yazmaya ara vermişim. Uzun zamandır sitenin tozunu almak, örümcek ağlarını temizlemek ve yeniden yazmak aklımdan geçiyor ancak bir türlü fırsatı ve enerjiyi bulamıyordum. Merak edenlere GNU/Linux’dan vazgeçmiş değilim halen kullandığım tüm sistemlerde GNU/Linux üzerinde çalışmaktayım. Aktif olarak iş için kullandığım sistemim üzerindeki Linux Mint 11 Katya’nın uzun süre önce güncelleme desteğinin sona ermiş olmasına rağmen sürüm yükseltme de yapmayarak direniyordum. Yanlış hatırlamıyorsam Katya 26.05.2011 tarihinde yayınlandığında sisteme kurmuştum. Üzerinden tam 934 gün geçti ve tık demeden çalıştı ve ben 5 gün önce Katya’nın görevinin tamamlandığına karar vererek dağıtım arayışı içine girdim.

İlk uğrak adresim yine Linux Mint oldu, maddi manevi destek verdiğim bir dağıtıma devam etmeye kararlıydım ancak ne olduysa birden Ubuntu sitesine bakmaya karar verdim nede olsa Ubuntu Mint’in büyük abisiydi. Gnome 2 sonrası yollar ayrılmıştı ve Mint ben bu işe devam edicem diyerek Gnome 2 üzerine Mate’i ve Gnome 3 üzeri Cinnamon’u geliştirirken Ubuntu ise Unity’si ile uğraşıyordu. Unity’e ilk çıktığında bir şans vermiştim ancak Gnome 2 alışkanlıklarımı anlık olarak değiştirmek istemediğimden Linux Mint Mate ile devam etmeye karar verdim. Ayrıca Unity bana pek kullanışlı gelmemişti.

Bugün Unity’li bir Ubuntu’ya bir şans daha verdim ve gözü karartarak LTS (Long Term Support – Uzun Dönem Destekli) 12.04 sürümüne karar verdim. Takip edenler bilir Ubuntu’nun Desktop LTS dağıtımları 3 yıllık bir güncelleme ve destek içermekteydi ancak Canonical Ltd. 12.04 sürümünden itibaren bir değişikliğe giderek Desktop LTS sürümlerini 5 yıllık olarak değiştirdi. Açıkçası 2012’nin 4. ayında çıkmış olan dağıtım beni 2017’nin 4. ayına kadar taşıyacaktır, biraz dişimi sıkarak 14.04 LTS sürümünü yani 2014’ün 4. ayını bekleyerek 2019’a kadar destek almak da vardı ama 2017 bile bana yetecektir diyerek 12.04’ü kabul ettim.

Yazının devamında Unity’li bir Ubuntu’yu kaleme almayacağım. Çok kısaca şunu notlayabilirim ki Canonical Ltd. ve Mark amca boş durmamış, bu sefer hayal kırıklığı yaşamadım. Benim aslında Ubuntu ile ilgili olarak ilgimi çeken ve paylaşmak istediğim nokta Ubuntu’nun akılcı bir bağış politikası ile destek almaya çalışmasıdır. Bilirsiniz GNU/Linux dağıtımları toplulukların,ticari firmaların,kurum ve kuruluşların, vakıfların ve bireysel desteklerin sayesinde hayat bulmakta ve yaşamaktadır. Gerek maddi gerekse manevi destekler bir dağıtımın en büyük yaşam kaynağıdır. Bir dağıtımın devam edip etmeyeceğine yine kullanıcılar ve topluluklar yön vermektedir.

Ticari yaşamsal döngüsü olan GNU/Linux dağıtımlarının en başarılı örneklerinden Redhat ve Ubuntu kullanıcılar ve kurumlar ile yaptıkları destek (support) anlaşmaları ile ekonomilerini büyük ölçüde oluşturmuş, Linux ekosisteminde çok başarılı ve işleyen modeller ortaya koymuşlardır. Her ne kadar Ubuntu’nun başında ve arkasında Mark Shuttleworth’ün maddi gücü ve kurmuş oldukları Ubuntu Vakfı olsa da Ubuntu’nun son kullanıcıların maddi ve manevi desteğine ihtiyacı her zaman bulunmaktadır. Bu noktada benim ilgimi çeken ise Ubuntu’nun eskiden “bağış yapmak ister misiniz?” modelini biraz daha akılcı kullanarak kullanıcılardan daha sevimli şekilde bağış yapmalarını talep edişiydi. Aslında bir çok dağıtımın en çok zorlandığı konu kullanıcılarından bağış ve maddi destek istemek ve devamlılığını sağlayabilmek. Ubuntu bu noktada çeşitli miktarlarda bağışı sembolize ederek aslında verdiğiniz para ile gerçek hayatta neler yapabileceğinizi göz önüne sermeye çalışmış. 2 dolar ile 1000 dolar arasında yapacağınız bağışın gündelik hayatınızda “nelere vermiyorsunuz ki” yaklaşımıyla talep edilmesi bence başarılı bir yaklaşımdır. Belki bu yöntemin bir çok örneği başka servis ve platformlarda kullanılmıştır ancak GNU/Linux dağıtımlarında bağış konusu daha akılcı bir şekilde ele alınmalı ve insanları cesaretlendirilmesi sağlanmalıdır.

Ubuntu’nun bu yeni yaklaşımında sadece sizden ver 10-15 doları indir ISO dosyasını şeklinde değilde “Bağış yapın ve bu bağışınız ile neleri geliştirmemizi istediğinizi belirtin” formatında olması bağışınızın Ubuntu’nun güçlü olmasını istediğiniz alanlara harcanmasını sağlanması anlamına gelmektedir.

Aşağıdaki tabloda görebileceğiniz gibi bağışlayacağınız paranın ;

  • Masaüstünün daha çekici hale gelmesi
  • Oyun ve uygulamaların performans optimizasyonu
  • Donanım desteğinin geliştirilmesi
  • Ubuntu’nun mobil telefon ve tablet versiyonları
  • Ubuntu’nun geliştirilmesinde topluluk katılımı
  • Debian ile daha iyi koordinasyon
  • Kubuntu,Xubuntu,Lubuntu gibi türevlere daha güçlü destek
  • Cannonical’a bağış

gibi başlıklar altında paranızın kullanılmasını istediğiniz alanı seçebiliyor, farklı meblağları farklı konulara bağışlayabiliyorsunuz.

main

Bağış miktarlarının Ubuntu’ca gerçek hayattaki karşılıklarına gelince ;

2$2 – Büyük boy bir Mocha Latta Chino Kahvesi

5$5 – Nevada Pale Ale birası

7$7 – Peynirli bir Royale Burger

10
$10 – Tek başınıza sinemada gece seansı

15$15 – King Kong Godzilla’ya karşı DVD’si

20
$20 – Barış, Sevgi ve Linux tişörtü

30$30 – Bakır tabanlı paslanmaz çelik kızartma tavası

50

$50 – Eski moda bir Super Nintendo Oyunu

60
$60 – Bir çift eski moda asit ile yıkanmış Levi’s 501 kot

100
$100 – Bir çift LP Matador bongo davulu

200
$200 – Bir çift EMU koşucu devekuşu

500
$500 – Uçakla tek yön NewYork-Londra uçuşu

1000
$1000 – Sekiz yaşında tek hörgüçlü deve (bu arada kaç kişi 8 yaşında bir deve satın alıyor ki? :))

GNU/Linux dünyasını ve dağıtımlarını “Beleş” olduğundan öte yaşaması ve yaşatılması gereken bir dünya olarak görüyorsanız dağıtımlara maddi manevi desteklerimizi sürdürmemiz gerekmektedir. Her öğlen içtiğiniz bir bardak kahvenizden bir veya birden fazlasını kullanmakta olduğunuz GNU/Linux dağıtımına, AKK (Açık Kaynak Kod) yazılımlara veya inandığınız projelere bağışlayarak manevi olarak daha mutlu daha özgür ve daha huzurlu olacak, özgür yazılım taşının altında elinizin olması emin olun daha iyi hissettirecektir.

2 Yorum

  1. ceyhun alyeşil diyor ki:

    humblebundle gibi olmuş tip olayı. samimiyeti seven kullanıcılar için güzel olmuş. wikipedia gibi değil en azından epey geyiği dönmüştü onun

  2. hakan diyor ki:

    Yazının ana konusu Unity değil ancak kendimce bir Unity değerlendirmesi yapmak isterim. İlk zamanlarda adeta kullanıcı düşmanı bir masaüstü arayüzü olarak gördüğüm Unity, Ubuntu’nun 13.04 sürümüne kadar yapılan küçük iyileştirmeler sayesinde ileri derecede kullanıcı dostu bir ortam haline geldi. Artık Unity’de açık pencereler arasında geçiş yapmak için fare tıklaması bile gerekmiyor, tekerleği hareket ettirerek bile kolayca geçiş yapabiliyoruz (1) , ben bu küçük özelliği devasa bir adım olarak görüyorum.

    (1) http://wiki.ubuntu-tr.net/index.php?title=Windows%27tan_Ubuntu%27ya_ge%C3%A7i%C5%9F#Pencereler_aras.C4.B1nda_ge.C3.A7i.C5.9F_yapmak

Bir Cevap Yazın

Get Adobe Flash player